persuade fiilinin anlamı ve V1, V2, V3 hâlleri
persuade: ikna etmek. Düzenli bir fiildir.
| V1 | V2 | V3 | -ing | -s |
|---|---|---|---|---|
| persuade | persuaded | persuaded | persuading | persuades |
Örnek cümleler
- A1 My sister persuades me to go out. — Ablam beni dışarı çıkmaya ikna eder.
- A2 I persuaded my friends to try the new café. — Arkadaşlarımı yeni kafeyi denemeye ikna ettim.
- B1 Nobody has persuaded him to change his mind yet. — Henüz kimse onu fikrini değiştirmeye ikna edemedi.
- B2 If I were you, I would try to persuade them with facts. — Senin yerinde olsam onları gerçeklerle ikna etmeye çalışırdım.
- C1 No amount of evidence could persuade the committee to reverse its decision. — Hiçbir kanıt komiteyi kararını geri almaya ikna edemedi.
- C2 Persuaded though they were by the rhetoric, the jurors remained wary of the evidence. — Jüri üyeleri söylemden etkilenmiş olsalar da kanıtlara karşı temkinli kaldılar.
İlgili fiiller
Eş anlamlı: convince. Zıt anlamlı: dissuade.
Boşluk doldurma alıştırması · Bütün fiil kartları · Deneme sınavı